|
Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra Sovyetlerden ayrılan beş bağımsız
cumhuriyetin (Azerbaycan, Kırgızistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan)
çoğunluğunu Türkçe konuşan halklar oluşturuyordu.
Türkiye Türkleri ve bölge halklarının ortak dini, tarihi ve kültürel bağları,
uzun bir aradan sonra “Türk Dünyası” kavramını anlamlı ve değerli hale
getiriyordu. Ne var ki, tüm iyi niyetli çalışmalara rağmen, Sovyetler
Birliği’nin dağılmasından yaklaşık on beş yıl sonra bugün, Adriyatik’ten Çin
Seddi’ne “Büyük Türk Dünyası” tahayyülünün çok uzağındayız. Dahası bu dünyanın
temellerini oluşturacak sosyal, ekonomik, politik ve teknolojik işbirliklerinin
önünde “Çin Seddi” gibi duran dahili ve harici kaynaklı engellerin ortadan
kaldırılması noktasında sahip olduğumuz entelektüel birikim nedir?
Önceki yıllarda gerçekleştirilen Türk Dünyası Sosyal Bilimler Kongrelerinde 1990
sonrası şekillenen yeni Türk coğrafyasının siyasi, idari, ekonomik, kültürel ve
sosyolojik verileri çıkarılarak mevcut şartlarda Türkiye ve Türk Dünyası
ilişkileri ve geleceği tartışmaya açılmıştı.
Bu yıl düzenlenecek olan “8. Uluslararası Türk Dünyası Sosyal Bilimler
Kongresi”nin amacı ise küreselleşen dünyada Türk Dünyasını Muhtelif iş birliği
alanları boyutunda ele almak. Bu ana başlık altında, hazırlanan özgün
bilimsel tebliğler, bilim hakem kurulunun onayını aldıktan sonra sunulabilecek
ve sunulan tebliğler daha sonra derlenerek kongre kitabı şeklinde basılacaktır.
|